Anadolu yüzyıllardır sayısız medeniyete evsahipliği yaptı.doğup büyüyen her medeniyet bir iz bıraktı.pek çok sanat dalı Anadolu'da doğdu ,gelişti ve zirveye ulaştı.kuyumculuk ve takı yapımı da bunlardan birisi tabii ki.
İnsanoğlu yaratıldığı günden beri takı yaptı ve taktı.kimi zaman duygular ifade edildi,kimi zaman nazardan,kötülüklerden korunuldu.kimi zaman ölülerin mezarlarına,ruhları korumak için kondu.amacıyla birlikte malzemeler değişti.deniz kabukları, ilginç taşlar,hayvan boynuzları,kemikler kullanıldı.
Takı çağlar boyunca mezardan gösterişli salonlara uzun bir serüven yaşadı.Kullanılan değerli ve yarı değerli taşlar,malzemeler kadınların zarafetini,erkeklerin kudretini simgeledi.Takının zarafeti,kadının yaratıcılığı ile birleşti ve modanın,şıklığın vazgeçilmez bir parçası oldu.
Bu olgudan yola çıkan üç arkadaş, takı tasarımı konusunda aldıkları eğitimi,üretime dönüşterek Sahrayı Ceditteki şirin bir dükkanda yaptıklarını sergilemeye başladılar.önce yaptıkları takıları sattılar.çevrelerinden aldıkları tekliflerle çeşitli kurslarda ve özel olarak dersler verdiler.Çeşitli kermeslere katıldılar.Gösterilen ilgiden yola çıkarak yarı değerli taşlar ve gümüş malzemeler kullanmaya başladılar.Bu malzemelerle çok özel iki sergi açtılar.
Bugün kişiye özel ve yurtdışına toplu sipariş yapıyorlar.